
Guiza'ya sormuşlar; Baros ile aranızda fark var mı?Olmaz mı demiş; o GOL atar ben ise OK!
Ligin 3 büyük takımının da kazanamadığı bir haftasonu geride kaldı.Böyle olunca Sivas ve Trabzon en yakın takipçileri Galatasaray ile puan farkını 4'e, Beşiktaş ile 6'ya ve Fenerbahçe ile 7'ye çıkarmış oldu.Özelikle Galatasaray ve Fenerbahçe hakem hatalarından puan kaybettiklerini düşündüklerinden hareketli ve yoğun demeçli bir hafta içine hazır olun.Galatasaray muhtura gibi uyarıyı federasyona çekti bile.Ya bu işi adam gibi yapın ya da yapamıyorsanız bırakın gidine getirdiler olayı.90 dakikasını izlediğim Büyükşehir - Fenerbahçe karşılaşmasından sonrada Fenerbahçe cephesinden hakemler ile ilgili sert çıkışlar gelecektir.Haksız da sayılmazlar.Çünkü yedikleri 2 gol de ofsayttandı.Özelikle 2.golü tartışmaya bile gerek yok.Hadi 1.golde Büyükşehir'li futbolcu İskender'in bir ayakçık 5 Fenerbahçe'li futbolcunun arkasında kalan pozisyonunu süzemedi diyebiliriz hakemler için.Ama gerçekten 2.golün tartılabilir bir tarafı yok ve ofsayt.Zaten Cüneyt Çakır bugün verdiği ve vermediği kararlarla adaleti doğru dağıtamadı.Guiza'nın 34.dakikada sağ kanattan getirdiği topta yan hakemin bayrak kaldırmakda geciktiği Büyükşehirli oyuncunun topu elle kesmesi sırasında uzun süre yan hakeme el kol hareketleri ile itiraz eden Alex'i sakinleştirmeye çalışıp kart göstermezken,pozisyonun devamında kullanılan serbest atıştan sonra aynı şiddette itiraz göstermeyen Mahmut'un oyundan atılmasının önünü açacak ilk sarı kartı göstermede tereddüt etmedi.Tabi yenilgileri ve puan kayıplarını sadece hakem hatalarına da bağlamamak lazım.Ama Cüneyt Çakır maçın sonuna doğru 90 dakika boyunca kararları ile oyuncuların sinirlerini gerdikten sonra Tjikuzu ve Gökhan Gönül'e cebinden 2 kırmızı kart daha çıkartarak al bakalım 1 sana 1 de sana dercesine perdeyi kapadı.Madalyonun diğer tarafına bakacak olursak ikinci 45 dakikayı 10 kişi oynayan ve rüzgara karşı mücadele eden Büyükşehir takımının da mücadelesini takdir etmek lazım.6 maçdır kazanamayan ekip için çok önemli bir 3 puan oldu.Abdullah Avcı takımını bu maça çok iyi hazırlamış ve motive etmiş.90 dakika boyunca oyun disiplininden kopmadılar ve topu yere indirerek tek paslarla hem güçlerini ekonomik kullandılar hem de çok akıllı bir taktikle oynadılar.Eğer akibiniz önünde pozisyona girmekte zorlanır,girdiğiniz 3-5 pozisyonu da harcarsanız 10 kişi kalmış rakip gelir öyle ya da böyle 2.golü bulur ve şampiyonluk yarışında çok önemli bir 3 puanı alır gider.Özelikle 2.golden sonra Alex'in sonra da Guiza'nın yedek kulübesini terk etmeleri ve soyunma odasına gitmeleri Aragones ile futbolcular arasındaki filmin koptuğunun bir işaretidir.1-0 mağlup takımın bir teknik direktörü olarak 10 kişi kalmış 1-0'ı korumak için 10 kişi ile kapanan ve rüzgarın geri getirmesine rağmen gelen her topu ileri vuran bir rakibi Alex gibi derinlemesine ara paslar atan bir futbolcu ile çözmeniz gerekirken bu oyuncuyu çıkarırsanız,mağlubiyetin mimarlarından biri de siz olursunuz sayın Aragones.Zaten mağlupsun Guiza'nın yanına Semih'i alıp defanstan bir oyuncuyu çıkartıp çift forvet gol araman gerekirken tek forvet anlayışı ile devam etmek ve hücum varyasyon zenginliğine darbe vurmak bu kadar deneyimli bir teknik adamın oyunu okuyamaması ya da düşünememesi ile ilgili bir durum olmasa gerek.Bence Aragones gitmeyi kafasına koymuş hatta yine kafasında valizlerini bile toplamış ve Atletico Madrid'in başına geçmek için gün sayıyor.Futbolun içinde herşey var Fenerbahçe şampiyonda olabilir,ancak şu görüntü ile 2.yarının 3 maçında henüz galibiyet alamamış Fenerbahçe'yi konuşuyorsak ilk 3 bile hayal olabilir.Bu oyun şablonu ile Fener defansının arkasına atılan her top tehlike yaratır.
Tabi bu kimim umrunda,Aragones'in mi yoksa inatlaştığı Alex'in mi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder